11 Ocak 2010 Pazartesi

Ahlak-ı Hamide ve Ahlak-ı Zemime

<I></I>

<I></I>

ن وَالْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَ *مَا أَنتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍ *وَإِنَّ لَكَ لَأَجْراً غَيْرَ مَمْنُونٍ

وَإِنَّكَ لَعَلى خُلُقٍ عَظِيمٍ

<I></I>

Manası: (nûn) kaleme ve yazanların yazdıklarına kasem ederim ki; Rabbinin nimeti ile sen deli değilsin. Hakikaten senin için bitmez tükenmez bir ecir vardır. Ve cidden sen en güzel ve en büyük ahlak üzerinesin…

Sebeb-i nüzulü; bu ayetler Mekke müşrikleri hakkında nazil olmuştur. Müşrikler peygamber efendimiz hakkında “muhakkak o delidir.” Dediler. “o Muhammed, kendi basına bir şeyler söylüyormuş” diye konuştular, bunu üzerine Allah-ü Teâlâ Habibini o kâfirlere karsı teselli ederek; “Habibim, sen en büyük bir ahlak üzerinesin.” Buyuruyor.

İzah: nefisteki manevi hastalıkları ve düşük hareketleri tedavi edip güzel ahlak ve vazifeler yerine getirmek, hasta bir vücudu tedavi etmeye benzer ki onu tedavi etmekle hastalık giderilir yerine sıhhat getirilir. Zira mizaçta asıl olan itidal halidir. Nasıl ki gıdalar yerine alcık sebebi ile sağlam bir mide de hastalık sebebi ile sağlam bir midede hastalık meydana geliyorsa, bunun gibi fıtratı selime üzerine çocukları ruhî gıdalar mesafesinde olan anne ve babaları tekinler ile Yahudi, Hristiyan ve Mecusi ederler. Yani kötülükler alışkanlık ve öğretim yolu ile kazanılır. Yine nasıl ki beden dünyaya ilk gelişinde nakıs olarak geliyorsa büyümesi ve kemale ermesi için gıda maddelerine muhtaç ise insandaki nefis nakıs fakat tekâmüle elverişli olarak yaratılmıştır. İnsan ruhu ancak terbiye ile ahlakını güzelleştirmek ve ilim ile beslemek sureti ile tekâmül eder yükselir. Böyle olmakla ahlak-ı hamide hâsıl olur.

Nasıl ki; insan vücudu sıhhatte olduğu gibi, doktorun vazifesi sıhhati muhafaza eden kanunları hazırlamak ve vücut hasta olduğunda sıhhati iade etmek için tedbirli olmak ise tıpkı bunun gibi bizdeki nefiste böyledir. Eğer o temiz ise onu muhafaza etmeye çalışmak, ona bir takım meziyetler kazandırmak daha fazla saf bir hale getirmek için çalışmak lazımdır. Eğer kendi vücudumuzu ahlak-ı zemime ile meşgul ediyorsak onlardan bir an evvel kurtulmak lazım gelir. Bundan kurtulmak; nasıl ki hastalıklar zıtlarıyla tedavi ediliyorsa yani hastalık soğuktan mütevellit ise sıcak ile eğer sıcaktan meydana gelmiş ise soğuk ile tedavi ediliyorsa kalpteki hastalıklar ve ahlak-i zemime ise zıddı olan ahlak-ı hamide ile tedavi edilir. Mesela cehalet hastalığı ilim ile, cimrilik hastalığı cömertlik ile, kibir tevazu ile, sefahat nefsi arzuları terk ile gayeye erilir. (zübdetül ihya)

Peygamber efendimiz bir hadisi şeriflerinde Cenab-ı Hakk’a söyle dua ediyor;

اْلاَخْلَاقِ فَمُنْكَرَاتِ جَنِّبْنَسِي اَلَّلهُمَّ وَيَقُولُ وَخَلْقِي خِلْقِي حَسِّنْ اَلَّلهُمَّ

“ Allah’ım yaratılışımı ve ahlakımı güzelleştir.” Ve yine söyle buyuruyor; “ “Allah’ım beni kötü ahlaktanmuhafaza eyle!” (zübdetül ihya)

Cenab-ı Hakk peygamber efendimizin duasını su ayet-i celilede bildiriyor;

اِسْتَجِبْلَكُمْ وَادْعُونِي رَبُّكُمْ وَقَالَ

manası: Rabbimiz dedi ki; bana dua edin duanızı kabul edeyim.”

Diğer bir hadis-i şerifinde Allah rasulü;

اْلعَظِيمْ اللهِ خُلُقِ اْلخَلقِ حُسْنُ

“güzel olan ahlak azim olan Allah’ın ahlakıdır.”

Eshabın ileri gelenlerinden bir topluluk bir gün haz. Aişe validemize gelerek “ey mü’minlerin annesi bize Allah rasulünün ahlakını anlatır mısın?” derler. Haz. Aişe validemiz onlara “siz Kur’an-ı kerim okumuyor musunuz? Onun ahlakı Kur’an’dır. Orada mevcuddur.” (ihya 3/48)

Güzel ahlakın şubelerinden biriside iyilik ve takva olup karşılıklı yardımlaşmayı icap eder. Kur’an-ı kerime, rasulü kibriyaya tabi olmaktan üstün ahlak olamaz. Zira peygamber efendimiz;

اْلاَخلَاقِ مَكَارِمَ لِاُتِمَّ بُعِثْتُ اِنَّمَا

“ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” Buyuruyor.

Hasan-ı Basri haz. “güzel ahlak, güler yüz, bol cömertlik, başkalarını rahatsız etmemektir. Güzel ahlak rahatlık ve genişlik anlarında insanları sevindirmektir.” (gazaliden vaazlar)

Peygamber efendimiz hadis-i şeriflerinde söyle buyuruyor mealen; “Hz. Allah için 360 tane güzel ahlak vardır. Ehli tevhit olduğu halde kim bunlardan birine sahip olursa (iman ile ahlakı) onu er geç cennete götürür.” Buyuruyor. Bunun üzerine Hz. Ebubekir efendimiz “ bu ahlaklardan birisi olsun bende var mıdır?” deyince peygamber efendimiz “ya Eba bekr! Onların hepsi sende vardır, fakat bu ahlakların Allah’a en sevgilisi cömertliktir.” Buyuruyor.
Manası: mizana ilk konulacak iki şey güzel ahlak ile cömertliktir. Ne zamanki Hz Allah imanı yarattı iman “ey Allah’ım beni kuvvetlendir” diye dua etti. Haz. Allah’da onu güzel ahlak ve cömertlik ile mükâfatlandırdı. Yani kuvvetlendirdi. Ne zamanki Allah küfrü yarattı. Küfür “ey Allah’ım beni kuvvetlendir diye dua etti. Haz. Allah onu cimrilik ve kötü ahlak ile kuvvetlendirip takviye etti.”

Güzel ahlak 10 mertebedir;

1- Dinen ve ahlaken güzel olan işte halka uyup muhalefet etmemek lazımdır. Çünki peygamber efendimiz sahabe-i kiram bir şey arz ettiği zaman eğer dinen ve ahlaken onu kabul ederse diğer sahabelerinde onu işlemesini isterdi.

2- İnsaf ve muhabbet sahibi olmak icap eder. Enes r.a. şöyle buyuruyor; peygamber efendimiz kendisini tiksindiren bir şey için “bana bunu neden yaptın?” söylemediler. Hadiseler karsısında gayet metanetli ve merhametli olarak söyle buyururlardı; “Allah’a iltica ediniz, zira ancak kitap ve kader ile olmuştur.”

3- Kimsenin ayıbını araştırmamak lazımdır. Çünki peygamber efendimiz hiç kimsenin ayıbını araştırmazdı. Sahabe-i kirama söyle buyururlardı;
“sizden hiç biriniz eshabımdan birinin hiçbir şeyini bana bildirmesin. Yanınıza kalp huzuru ile çıkmayı severim.” Buyururlardı.

4- Kusur gördüğü zaman iyi te’vil edip iyiliğe sebep yormak lazımdır. Çünki Rasulullah ve sahabe-i kiram öyleydi. Rasulullah efendimize gelip bir münafık kötü şikâyetlerde bulunduğu zaman peygamber efendimiz onu hemen reddeder ve iyiliğe te’vil ederdi.

5- Özür dileyenin özrünü kabul etmek lazım gelir. Çünki efendimiz sahabe-i kiramın özrünü kabul ederdi.

6- Muhtaçların ihtiyacını gidermek lazımdır. Çünki Habibullah ashaptan biri ile karşılaşınca musafaha ederlerdi. Oturup kalkınca daima haz. Allah’ı anardı. Namazda oldukları halde bir kimse kendisi ile oturmaya gelse, namazı hafifletir, gelen kimseye bir ihtiyacın var mı diye mukabelede bulunurlardı. Varsa giderir yoksa ona dua ederlerdi.

7- Kendi kusurlarımızla meşgul olmamız lazım gelir.

8- İnsanlardan gördüğümüz eziyet için sabır göstermemiz lazım gelir. Çünki Rasulullah efendimiz taife risaletini anlatmak için gittiğinde Taif’liler Rasulullah efendimize tasla karşılık verince sabretti. Hatta Cebrail a.s. haz. Allah’a kavmin helaki için dua istediği halde Rasulullah efendimiz “ben dünyaya helak için degil hidayet ve rahmet için gönderildim.” Cevabı ile eziyete tahammül etmiştir.

9- İnsanlara karsı güler yüzlü olmak

10- Tatlı dilli olmak.

Rivayet olundu ki; lokman hekimin oğlu babasına dedi ki;
‘insan için en hayırlı haslet hangisidir?’ lokman hekim “dindir” dedi.
Oğlu ‘din ile beraber hangisidir?’ dedi, lokman hekim “maldır” dedi.
Oğlu ‘bu ikisi ile beraber 3.sü nedir?’ dedi lokman hekim “hayâdır” buyurdu.
Oğlu ‘bu 3ü ile beraber 4.sü nedir?’ dedi, lokman hekim “güzel ahlaktır” buyurdu.
Oğlu ‘bu 4ü ile beraber 5.si nedir?’ dedi lokman hekim “cömertliktir” buyurdu.
Oğlu ‘bu 5i ile beraber 6.sı nedir?’ dedi. Lokman hekim “oğlum bu 5 şey kimde varsa o kimse hem temizdir, hem de takva sahibidir. Hem de Allah dostudur. Şeytanın düşmanıdır. Ve bunlar insanın selameti için kişiye kâfidir. 5 şey daha vardır ki, bunlar küfür kibir, şükür azlığı, cimrilik ve kötü ahlak. Bu 5 haslet ise münafıkta bulunur. Hakk Teala’dan uzak şeytana yakındır.” (riyazüz salihin)




Bookmark and Share

0 yorum:

Yorum Gönder